29MayisOkullari_Dikey_Renkli

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş: Eğitim faaliyetlerimiz büyüyerek devam edecek

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr.  Ali Erbaş, 29 Mayıs Eğitim Kurumları çatısı altında birleşen İzmir Bornova Koleji ve Ankara TDV Ferda Kolejinin idareci, öğretmen ve çalışanları ile bir araya geldi. 29 Mayıs Eğitim Kurumları Eğitim Müdürü Rıza Budak’ın moderatörlüğünde online düzenlenen toplantıda İslam dininin eğitim- öğretime verdiği önemin altını çizen Prof. Dr. Erbaş, Türkiye Diyanet Vakfının Bornova Koleji ile başlayan eğitim faaliyetlerinin büyüyerek devam edeceğini söyledi.

 

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, 29 Mayıs Eğitim Kurumlarının “Öğretmen Akademisi Hizmet İçi Eğitim Programı”nın kapanış konuşmasını yaptı. Gençlerin eğitiminin büyük önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Erbaş, “Öğretmenler olarak en büyük göreviniz toplumsal hayatta birbirine saygılı, zihni ve fikri savrulmalar karşısında aciz düşmeyen, değerler alanında inancını ve ifade hürriyetini merkeze alan bakış açısına sahip, yaşanabilir, sürdürülebilir bir dünyayı dert edinen, bu uğurda kendini sorumlu hisseden gençler yetiştirmektir. Milli ve manevi değerlerle yoğrulmuş, iyi derecede bir ya da birkaç yabancı dil bilen, yaşadığı çevreye olumlu katkı sağlayan, kendini ve Rabbini bilen örnek gençler yetiştirmeniz gereklidir.” dedi.

 

“Yüce dinimiz İslam, milletlerin istikbali olan gençlere büyük değer vermektedir. Kuran-ı Kerim’in bizlere ömürlerini tevhit mücadelesi veren, erdemli, ahlaki meziyetlerle donanımlı gençlerden bahsettiğini biliyoruz.” diyen Prof. Dr. Erbaş: “Peygamber efendimizin çevresinde sorumluluk ve yetki verdiği insanların büyük çoğunluğunu gençlerin oluşturduğunu biliyoruz. Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı olarak gençlere verdiğimiz önemi gençlik merkezlerimizle, gençlik koordinatörlüklerimizle, gençlere yönelik sempozyumlarımızla ve yayınlarımızla göstermeye çalışıyoruz. Geçtiğimiz yıllarda Mevlid-i Nebi Haftası’nın konusunu gençlere yönelik olarak seçmiş olmamız, verdiğimiz önemin en bariz göstergelerinden biridir.” diye konuştu.

Yaşadığımız çağda teknolojik gelişmelerin hayatı bir yandan kolaylaştırırken öte yandan zorlaştırdığına dikkat çeken Prof. Dr. Erbaş, geçtiğimiz yüzyılın ortalarına kadar gençlerin kimliklerinin ailede, çevrede ve okulda oluşurken günümüzde dijital çağın kimlik oluşumunda ilk sırayı aldığını söyledi.

Medeniyetimizde ilmin, bilginin, okumanın ve yazmanın yerine ve önemine vurgu yapan Prof. Dr. Erbaş, “Medeniyetimizin temeli bilgiye, hikmete, ilime, irfana dayanıyor. Bilgiye, hikmete, ilim ve irfana sarıldığımız zamanlarda biz hep yükseldik. Bilgiden, hikmetten, ilimden, irfandan, okumaktan, yazmaktan uzak durduğumuz ya da zayıf kaldığımız zamanlarda da hep geriledik. Tarih bunun şahididir.” dedi.

 

Prof. Dr. Erbaş sözlerini şöyle sürdürdü: “Yüce Allah toplumları kutsal kitaplarla bilgilendirmiş, peygamberlerle de uyarmıştır. Dinimiz İslam’ın rehberi olan Kuran-ı Kerim, “İkra”, “Seni Yaratan Rabbi’nin adı ile oku” emri ile başlayarak öğrenmenin ve okumanın önemine vurgu yapmıştır. İlk inen surenin ilk ayetleri “İkra” hem okumaktan hem kalemden hem de öğrenmekten ve öğretmekten bahsediyor. İnsana bilmediğini öğreten Allah’tır. Öğretmek kitapla ve yazmakla olur.”

 

“Her ülke kendi ihtiyaçları, kendi insan özellikleri ve kültürüne hatta dini değerlerine göre bir eğitim modeli geliştirmiştir.” diyen Prof. Dr. Ali Erbaş, gelişmekte olan ülkelerde gelecek kaygısının diğer kaygıların önüne geçtiğini ve bu nedenle de bu ülkelerde sınavların hayatın önemli bir gerçeği olduğunu anlattı. Erbaş, gelişmiş ülkelerde ise öğrencilerin kişilik ve mizaç yönleri belirlenerek ilgi duydukları ve mutlu olacakları alanlara yönlendirildiklerini belirtti.

Yunus Emre’nin ‘İlim ilim bilmektir. İlim kendini bilmektir. Sen kendini bilmezsen, o nice okumaktır.’ sözlerini hatırlatan Prof. Dr. Erbaş, “İstediğin kadar oku. Kendini keşfedebilirsen, Rabbini keşfedersin. İşte o zaman ilmin, öğrenmenin basamaklarını çıkmaya başlarsın.” dedi.

29 Mayıs Eğitim Kurumları olarak eğitim hayatında güçlü bir şekilde yer almayı hedeflediklerinin altını çizen Prof. Dr. Erbaş şunları söyledi: “İstiyoruz ki bu güzel ülkemizi bizden sonra emin ve güvenilir ellere teslim edelim. Bu güzel ülkede güzel insanlar yetişsin ve güzel işler yapsınlar. Hedeflerimizden birisi ve en önemlisi yeryüzünde en güzel işi yapacak gençler yetiştirmek ve onların imtihanı kazanmalarına vasıta olabilmektir. Gençlerimiz yaşadıkları çevreye olumlu katkı sağlasınlar, sağduyulu örnek insan olarak yetişsinler istiyoruz. Başarılı olmak tek başına yeterli değildir. Allah’ın rızasını hedeflemeyen hiçbir davranış bizi doğruya götürmeyecektir. Hayatta en büyük arzumuz Rabbimizin rızasını kazanmak olmalıdır. Diğer bütün davranışlar bundan sonra gelir. Allah’ın rızasını gözeterek işe başlamak Allah’ın dinine yardım etmektir. Biz Allah’ın dinine yardım edersek Allah da bize yardım eder.”

“Küçüklerine sevgi, büyüklerine saygı göstermeyen bizden değildir.” hadis-i şerifini hatırlatan Prof. Dr. Erbaş, “Yaratılanı sevecek ve bunu hayatının bir parçası haline getirecek gençler yetiştirmeye ihtiyacımız var. Sevgi önce Allah’ı sevmekle başlar, anne – babayı, aileyi, öğretmeni, çevreyi ve tüm yaratılanları sevmekle etkisini gösterir. Sevgi, saygıyla birleştiği zaman toplumda pozitif bir enerji oluşur ve bu enerji dalga dalga tüm topluma yayılır.” diye konuştu.

 

Prof. Dr. Erbaş eğitim yolculuğunda, şüphesiz en önemli paydaşın öğretmenler olduğunu ve öğretmenlerin örnek oluşunun, çocuklara sevgiyle, şefkat ve sabırla yaklaşmanın saygıyı doğuracağını söyledi.

29 Mayıs Eğitim Kurumları çatısı altında birleşen Bornova Koleji ve Ferda Kolejinin çok tecrübeli, güçlü öğretmen ve yönetici kadrosuna sahip olduğunu söyleyen Erbaş, bu birikimi “Türkiye Diyanet Vakfımızın misyonu olarak ifade edilen, “Yeryüzünde iyiliğin hâkim olması için çaba sarf etmek ve çaba sarf edenlere de her türlü desteği ve katkıyı sağlamak.” anlayışıyla bütünleştirmek istiyoruz.” dedi.

Yorumlar kapalıdır.